​ Özel Nisa Hastanesi - Haberler - Kataraktınızı geciktirmeyin
Online
Randevu
Online
Labaratuvar
İnteraktif
Hesaplıyıcılar
Hayattayken
Hayat Verin
Hasta ve
Ziyaretçi
Hastanıza
Mesaj Gönderin

Nisa'dan Haberler

Kataraktınızı geciktirmeyin

Kataraktın olgunlaşması, kalınlaşması için beklenilmesi gerektiği inancı günümüzde artık geçerli değildir. Zamanında müdahale edilmezse göz tansiyonuna sebep olabilir ve geri dönülmez körlüğe kadar götürebilir. İlaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi şekli, değişik mikrocerrahi yöntemleri ile yapılan müdahalelerdir.

Göz içinde, uzak ve yakın net görmemizi sağlayan ince kenarlı saydam bir mercek (lens) mevcuttur. Gözün bu doğal merceğinin çeşitli nedenlerle saydamlığını kaybederek bulanıklaşmasına ‘katarakt’ adı verilmektedir. Halk arasında ‘göze perde indi’ şeklinde ifade edilir.

Göz merceği, gözbebeği ve irisin arkasında küçük, saydam bir yapıdır. Gözün objektifi olarak nitelenen yapının bir parçasıdır. Parlak ışınlar bu yapıdan geçerek ağtabakanın üstünde birleşip görüntüyü oluştururlar. Göz merceği esnek olduğundan kavsi artabilir, buna bağlı olarak odaklaşma uzaklığı da değişebilir. Değişik uzaklıklardaki nesnelerin görüntüsünü her zaman ağ tabaka üzerinde odaklayabilir. Çapı 10 mm, kalınlığı 5 mm olan göz merceğinin iki yüzü de dış bükeydir. Göz merceğini meydana getiren oluşumlardan birinin matlaşması görmenin engellenmesi için yeterlidir.

Katarakt türleri perdeleşmenin lens içindeki yeri, seviyesi, oluşum biçimi ya da yaşa göre değişiklik gösterir. Katarakt, körlüğün en çok görülen nedenidir. Işığın sarı noktaya geçişini engellediği için hasta göremez.

Nedenleri

Gözün saydamlığını kaybederek bulanıklaşması ve katarakt oluşumuna yol açmasının nedenleri arasında;

• Lens içindeki protein birikimi,
• Lensin yaşlanması,
• Ailevi metabolik hastalıklar (şeker hastalığı vb.),
• Gebelikte ilaç kullanımı ya da anne adayının geçirdiği hastalıklar (örneğin kızamıkçık),
• Hipertansiyon,
• Glokom,
• Göz yaralanması,
• Gözlüksüz uzun süre şiddetli ışığa maruz kalmak en başta gelen sebepler olarak sayılabilir. Lens, eski hücrelerin dışarı atılamadığı, zarla çevrili kapalı bir organ olduğu için bu sebepler geri dönüşümsüz bir şekilde lensi bulanıklaştırır. Böylece katarakt oluşur.

Kimlerde görülür?

60 yaşlarından sonra oldukça yaygın bir hastalıktır. Ancak bebekler dahil olmak üzere her yaş grubu insanda görülebilir. Yaş ilerledikçe sıklığı artar. Yaş faktörü lensin özel yapısı sebebiyle önemlidir.

Belirtileri

Kataraktın;
• Bulanık görme,
• Işık kamaşması,
• Görüş azalması,
• Çatallı veya çift görme gibi belirtileri vardır.
Zamanında müdahale edilmezse katarakt ilerler. Hasta ancak ışığı ve ışığın yönünü seçebilir.

Tedavi

Katarakt göz sağlığını ciddi anlamda etkiler. Ancak gözün diğer tabakaları sağlam ise uygulanacak tedavi ile görme kabiliyeti tama yakın bir oranda geri kazanılır. Kataraktın ilaçla tedavisi yoktur. Tek tedavi yöntemi ameliyattır.

Katarakt tedavisinde FAKO yöntemi

FAKO'lu katarakt ameliyatında klasik cerrahideki gibi dikiş yoktur. Bu nedenle de, halk arasında lazerli ya da dikişsiz yöntem olarak bilinir. Bu teknikte, göze 3 mm'den küçük bir kesiden girilir, lensin zarı yuvarlak olarak çıkarılır, katarakt yani keşifleşmiş göz merceği ultrason dalgaları veren bir cihaz ile sıvılaştırılarak emilir, yerine katlanabilir yeni göz merceği yerleştirilir. Bu ameliyatta kullanılan mercekler dikişli katarakt ameliyatında kullanılan merceklerden farklıdır.

FAKO'lu katarakt ameliyatına hasta nasıl hazırlanır?

Hasta muayenesi ile aynı gün ameliyata alınıp, ameliyattan sonra hemen taburcu edilebilmektedir. FAKO'lu katarakt ameliyatı olacak hasta, ameliyattan kısa bir süre önce bazı damlalar ile gözüne ön hazırlık yapılır. Hasta daha sonra, ameliyathaneye alınır. FAKO'lu katarakt ameliyatına giren hastanın ameliyatı 15-20 dakika sonra bitmiş olur. Hasta hemen taburcu edilir. Ameliyattan sonra da erken dönemde net görmeye başlar.

FAKO'lu katarakt ameliyatının hastaya sağladığı üstünlükler nelerdir?

• 15-20 dakika sürer, özel bir mikroskopla yapılır ve bu sırada hastalar herhangi bir şey hissetmez.
• 3.5 mm gibi son derece küçük bir kesi aralığından yapılır, yani gözün bütünlüğü bozulmaz.
• Ameliyat sonrası görme klasik cerrahiye göre çok daha net olur.
• Operasyon sonrası daha hızlı iyileşme sağlanır.

Tedavinin geciktiği durumlarda...

Kataraktın tedavisinin geciktirilmesi, özellikle çocuklarda oluşan özel kataraktlarda çok sakıncalıdır. Burada haftalık kayıplar bile önem taşır. Erişkin, yaşlı kataraktında da erken tedavi uygundur. Çünkü lensin şişmesi ve bunun gibi sebeplerle göz tansiyonu oluşumu, diyabetin retinada yaptığı değişiklikler gözde önemli sonuçlara yol açar. En önemlisi de geri dönüşü olmayan körlüğe neden olabilir. Retina tabakasında yaşlanma ya da başka bir hastalık söz konusu değilse, operasyon sonrası görme tama yakın kazanılabilir. Ayrıca gecikme, bulanık lenste kalınlaşma, yapışıklıkların oluşması ve diğer dokulara baskı nedeniyle cerrahi müdahale esnasında güçlüklere de neden olur. En önemlisi geciktirilen tedavide, hastanın yüzde yüze yakın görmesi mümkünken, görme seviyesi gitgide düşer. Az görmeye mecbur bırakılarak işi ve özel hayatı olumsuz yönde etkilenir.

Sonuç olarak...

Görme azlığını fark eden hasta vakit geçirmeden bir göz hekimine başvurmalı ve katarakt teşhisi konduysa hekimi ile konuşarak en kısa zamanda ameliyata karar vermelidir.

18 Şubat 2014 Salı

Diğer Haberler